Quiet Luxury Çağında Karıştırılma İhtimali
Karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde sektör bilgisi neden belirleyici? Türk hukukunda itiraz süreci, quiet luxury dönemi üzerinden okunuyor.
Yazan · Aysu K. Ergin
Hukuk mesleği, doğası gereği her zaman salt hukuki uzmanlığın ötesine geçen disiplinlerarası bir bilgi birikimi gerektirmiştir. Felsefeden edebiyata, siyasetten ekonomiye, sanattan daha pek çok alana kadar bunlardan bağımsız düşünülemeyecek bir meslekte, özellikle marka hukuku kendine özgü bir bakış açısı talep eder; belirli uyuşmazlıklarda etkili portföy yönetiminin kritik bir unsurunu oluşturan bir bakış.
İtiraz Sürecinin Çerçevesi
Türk hukukunda bir marka başvurusu şekli inceleme aşamasını başarıyla geçtikten sonra, Türk Patent ve Marka Kurumu (“TÜRKPATENT”) tarafından mutlak ret nedenleri bakımından re’sen incelenir. Bu incelemenin olumlu sonuçlanması üzerine başvuru, ayda iki kez yayımlanan Resmî Marka Bülteni’nde yayımlanır. Bültende yayımlanan marka başvurularına, yayın tarihinden itibaren uzatılamaz nitelikteki 2 aylık süre içinde itiraz edilebilir. Müvekkilin Türkiye’deki önceki tarihli tescilli markasına veya daha önce yapılmış marka başvurusuna dayanarak, karıştırılma ve/veya ilişkilendirilme ihtimali gerekçesiyle yayımlanmış başvurulara itiraz kriterleri 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) 6/1 maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, müvekkilin önceki haklarıyla karıştırılma ihtimali gerekçesine dayanarak bir marka başvurusuna itiraz edebilmek için üç koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- Markalar arasında benzerlik (görsel – işitsel – kavramsal)
- Benzer/aynı mal ve/veya hizmetler
- Tüketici gözünde karıştırılma ihtimali
Özellikle lüks ürün ve moda sektörlerinde faaliyet gösteren portföyler bakımından, kavramsal benzerlik değerlendirmelerine özel olarak odaklanarak, marka koruma stratejileri ve portföy yönetimi için moda endüstrisinde köklü bir geçmişe ve ileriye dönük bir vizyona sahip olmanın kritik önemini inceleyeceğiz. Nitekim bazı hâllerde, önceki tarihli markaların ve bunların ilgili kesim nezdinde derin biçimde yerleşebilen öne çıkan koleksiyonlarının uzun süreli kullanımı, markanın tanınmışlığı bakımından markanın kendi artırılmış ayırt ediciliği ve itibarıyla zamanla iç içe geçer. Bu bakımdan, özellikle markanın sulandırılması değerlendirmelerinde ayrıntılı ve ikna edici argümanlar sunmada vizyoner bir bakış açısı önemli rol oynar.
Bu yaklaşım, kavramsal benzerlik değerlendirmelerinde ve tanınmış markalara ilişkin sulandırma risklerinin değerlendirilmesinde özellikle belirleyici bir etki yaratmakta ve marka tecavüzü doğurma potansiyeli taşıyan çok sayıda başvurunun tespit edilmesini mümkün kılmaktadır.
Moda endüstrisinde faaliyet gösteren portföyler için yürütülen marka koruma çalışmalarında bu çerçeve, yalnızca müvekkilin Türkiye’deki veya dünya genelindeki fikri mülkiyet ofisleri nezdindeki tescilli markalarının, kullanımlarının, tasarım tescillerinin ya da varsa telif kayıtlarının bilinmesiyle sınırlı kalmamalıdır. Bunun yerine daha geniş bir bakış açısı geliştirilmelidir; ilgili unsur bakımından tescilli bir hak bulunmasa dahi, bir moda evinin imza niteliğindeki ve geleneksel stilistik kimliğini çağrıştırarak karıştırılma ihtimali doğurabilecek işaretleri, özellikle kavramsal benzerlik değerlendirmeleri yoluyla tespit edebilen bir bakış. Mimariden felsefeye, edebiyattan sosyolojiye, resimden müziğe ve daha pek çok alana bağlanan, sürekli evrilen ve disiplinlerarası moda endüstrisinde, fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması kaçınılmaz olarak alışılmışın dışında bir yaklaşım ve bakış açısı gerektirir.
Genel ve Uygulamalı Örnekler
Aşağıda, tescilli ve tescilsiz haklar bakımından işaretler arasındaki karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin özellikle belirleyici sonuçlar doğurabileceği birkaç senaryo yer almaktadır:
Portföy yönetimini ilgilendiren bir diğer kritik dönem için: Birleşik Krallık Marka Tescilleri İçin Kritik Dönem.
- “AROE” markası ve tescilsiz “13” koleksiyonu:
Türkiye’de son dönemde kayda değer ticari büyüme gösteren markalardan biri olan “AROE”, TÜRKPATENT nezdinde 25. sınıfta, 2022 017133 sayı ile ANZOR KEMALOĞLU adına tescillidir.
Aralık 2025’te “13” koleksiyonu, “Trust13” ibaresiyle ürünler üzerinde kamuya tanıtılmaya ve kullanılmaya başlandı:


(https://www.instagram.com/aroestuff?utm_source=ig_web_button_share_sheet&igsh=ZDNlZDc0MzIxNw== )
TÜRKPATENT nezdinde “13”, “Trust13”, “AROE 13” veya bunların şekilsel varyasyonlarını kapsayan herhangi bir tescili bulunmayan AROE markası bakımından yapılan marka izleme araştırmasında, “13” sayısını içeren benzer başvuruların gözden kaçırılmaması için kapsamlı portföy izlemenin önemi açıkça ortaya çıkmaktadır.
Örnek vermek gerekirse, 25. sınıfta “13ROE”, “A13OE” ya da benzer bir varyasyon Bültende yayımlanacak olsa, Kurum nezdinde sunulacak argümanlara da yansıyacağı üzere, köklü bir marka portföyünün bakış açısı ve markayla ilişkilendirilen ticari algı, özellikle işaretlerin kavramsal yakınlaşması bakımından benzerlik değerlendirmesinde belirleyici rol oynayacaktır.
- Maison Margiela ve ikonik “Dört Beyaz Dikiş”:
Göründüğü her yerde tanınan ve hatta doğum günü pastalarına dahi işlenen, Margiela’nın imza unsuru ikonik “Dört Beyaz Dikiş”, TÜRKPATENT nezdinde marka olarak tescilli değildir. Nitekim bu dört beyaz dikişi gerçekten ikonik kılan şey, tam olarak, görünür hiçbir marka, logo, işaret veya marka adı kullanılmaksızın ürünlerin tanınmasını ve ticari kökeninin belirlenmesini sağlamalarıdır. Bu ayırt edici özellik Margiela ile öylesine özdeşleşmiştir ki, markanın 2026 İlkbahar/Yaz defilesinde bizzat aksesuar unsuru olarak kullanılmıştır.


Böyle bir durumda, yalnızca dört beyaz dikiş işaretinden oluşan bir 25. sınıf marka başvurusu Bültende yayımlandığında, Margiela’nın gerçek hak sahipliğine dayalı itiraz gerekçesi oluşturacaktır. Karıştırılma ihtimali bakımından, dört beyaz dikişin önceki tarihli bir Margiela markasına benzer bir işaretle birleştirildiği hâllerde, markalar arasındaki kavramsal benzerlik değerlendirmenin merkezî unsuru hâline gelecektir. Dahası bazı hâllerde bu tür bir kullanım kötüniyet değerlendirmesini dahi gündeme getirebilir.
- LOUIS VUITTON ve Virgil Abloh’un yedinci LV koleksiyonu anısına “No. 7”
Virgil Abloh’un Louis Vuitton Kreatif Direktörü olduğu dönemde, Abloh’un LVMH için tasarladığı yedinci koleksiyon olan 2022 İlkbahar/Yaz defilesi anısına “No 7” koleksiyonu piyasaya sürüldü. Koleksiyon o günden bu yana LVMH’nin imza referanslarından biri hâline gelmiş olup hâlihazırda değerli bir koleksiyonerlik serisi olarak kabul edilmektedir:

LVMH’nin “7” koleksiyonu için bir marka tescili bulunmamaktadır. Ancak böyle bir portföy yönetimi stratejisi, ikonik ve tescilli “LV” logosunun “7” sayısıyla birleştirildiği hâllerde itirazların salt görsel benzerliğin ötesine geçen argümanlarla temellendirilmesini mümkün kılacaktır. Örnek olarak bu durum, TÜRKPATENT veri tabanında yapılan araştırmalarda tespit edilen ve buradaki gözlemleri doğrulayan “
” (“7V”) gibi başvurularla gösterilebilir. Bu tür hâllerde, işaretlerin Louis Vuitton’un ikonik “No 7” koleksiyonuna kavramsal olarak yaklaştığı ve markaların köken belirtme fonksiyonunun bu yolla zedelendiği ileri sürülebilir.
- Margiela ve “6” sayısı:
Benzer bir durum, Margiela’nın “6” sayısına ilişkin ikonik kullanımında ortaya çıkmakta olup, yukarıdaki örneklerden farklı olarak bu kullanım marka tescilleriyle de korunmaktadır:

“
” 2021 074113 sayı ile MARGIELA adına tescillidir.
Yukarıdaki açıklamaları destekleyen bir emsal olarak, TÜRKPATENT veri tabanında yapılan araştırmalar, Maison Margiela’nın “MM6” markalarına dayanarak, yalnızca “
” (“M6”) unsurundan oluşan bir başvuruya karşı yaptığı itirazın karıştırılma ihtimali gerekçesiyle kabul edildiğini göstermektedir.
- CHANEL ve buğday koleksiyonu “Les Blés de Chanel”:
Chanel ile özdeşleşen en ikonik işaretlerden biri, marka tesciliyle korunmamasına rağmen, kökeni Gabrielle Coco Chanel’in ilham veren yaratıcılığına dayanan buğday biçimli aksesuar koleksiyonudur.

Gabrielle Coco Chanel’in buğday tarlalarından esinlenen ikonik buğday motifi hâlihazırda marka tesciliyle korunmuyor olsa da, “CC” logosuyla veya önceki tarihli bir Chanel marka tescili/başvurusuyla birleştirilmiş bir buğday amblemi Bültende yayımlandığında, bazı hâllerde markaları birbirinden ayırmaya yetmeyecektir. Aksine, bütün olarak ve özellikle kavramsal açıdan değerlendirildiğinde bu tür bir kullanım işaretleri benzer kılmaya dahi yol açacaktır.
Parodi mi, Karıştırılma İhtimali mi?
Kapanış olarak, marka benzerliği değerlendirmelerinde imza niteliğindeki kavramlara veya akılda kalıcı kullanımlara dayanmayı aşırı genişletmemek ve daha incelikli bir değerlendirme gerektiren istisnai hâllere karşı dikkatli olmak da aynı ölçüde önemlidir. Bu bakımdan, kavramsal benzerlik yaratabilecek, aynı zamanda parodi kapsamına girme ihtimali bulunan işaretler bakımından menfaatler dengesi doğru biçimde korunmalıdır.
Aynı çizginin telif hukukundaki görünümü için: Superman ve Chanel: İlham ile İhlal Arasındaki Çizgi.
Bu kapsamda dikkat çekici bir emsali incelemek faydalı olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi, Jack Daniel’s Properties, Inc. v. VIP Products LLC (Docket No. 22-148; 599 U.S. _ (2023)) davasında verdiği 8 Haziran 2023 tarihli kararda, kavramsal açıdan öne çıkan ve bu yazının konusunu oluşturan “ifade edici eserler” kavramının kullanımını marka uyuşmazlıkları bağlamında incelemiştir.
Davada VIP Products LLC, “Bad Spaniels The Old No. 2 on your Tennessee Carpet” unsurunu taşıyan, şişe biçimli köpek oyuncakları için bir marka başvurusunda bulunmuştur. Buna karşılık Jack Daniel’s Properties, Inc., “Jack Daniel’s Old No. 7 Tennessee Sour Mash Whiskey” markalarına dayanarak başvuruya itiraz etmiş ve itiraza konu işaretin, kendi ikonik viski şişesinin “kamusal imajına” ve marka kimliğine açıkça gönderme yaptığını ileri sürmüştür. Böylece Jack Daniel’s Properties, Inc., itiraza konu başvurunun kendi markalarıyla ilişkilendirilen “kamusal imajı” sahiplendiğini savunmuştur.
Mahkeme oybirliğiyle verdiği kararda, itiraza konu işaretin Jack Daniel’s Properties, Inc. ile ilişkilendirilen önceki tarihli ifade edici eserleri içermesine rağmen, alt derece mahkemesinin Rogers testini uygulayarak marka tecavüzü ve markanın sulandırılması taleplerini reddetmekle hata ettiğine hükmetmiştir. Karar bu doğrultuda bozulmuş ve Mahkeme marka tecavüzünün gerçekleştiği sonucuna varmıştır.
(Rogers testi uyarınca, itiraza konu işaretin önceki hakla gerçek bir sanatsal ya da benzer nitelikte ilgisinin bulunmadığı veya markanın kaynağı ya da kökeni konusunda tüketicileri açıkça yanılttığı gösterilemedikçe, marka tecavüzü talepleri esasa ilişkin benzerlik değerlendirmesi yapılmaksızın reddedilir.)
Söz konusu kararda Mahkeme, mevcut uyuşmazlıkta olduğu gibi önceki tarihli bir markanın bizzat üçüncü bir kişi tarafından marka olarak kullanılması hâlinde, tüketicide karıştırılma ihtimalinin en yüksek düzeye ulaştığını ve bu nedenle Rogers testinin uygulanmasının yerinde olmadığını gerekçelendirmiştir.
Buna göre, VIP Products LLC’nin parodi niteliğindeki kullanımı karıştırılma ihtimali analizinin bütünü içinde yine de dikkate alınabilecek olsa da, Mahkeme bu parodinin markanın sulandırılması riskini kendiliğinden ortadan kaldırmayacağına veya etkisizleştirmeyeceğine hükmetmiştir. Bu temelde, tecavüz taleplerini reddeden önceki karar bozulmuştur.
Kaynak
(Karar için: https://www.oyez.org/cases/2022/22-148 )
